İçeriğe geç

Başarı Hikayelerine Odaklanmak Doğru mu? (Survivorship Bias Yanılgısı)

Bizler, görebildiklerimize (kazananlar) odaklanır ve göremediklerimizi (kaybedenler) görmezden geliriz. Başka sebeplerin olma ihtimalini hesaplama yeteneğimizi de köreltiriz.

Survivorship Bias, yani sadece hayatta kalana odaklanarak, hayatta kalamayanların hatasını görmezden gelme yanılgısıdır.

Son dönemde de pandemiyle kendimizi verdiğimiz kişisel gelişim verilerinde başarılmış hikayelere odaklanmamız doğru bir ilham kaynağı mı merak ettim. Aslında buz dağının görünmeyen yüzünde okadar çok başarısızlık hikayesi mevcuttur ki, bence odaklanmamız gereken yer tam da burası olduğunu düşünüyorum. Belki de bizim çıkış anahtarımız buralardadır.

Öncelikle Survivorship Bias ( Hayatta kalma yanılgısı) ı açıklayarak devam etmek isterim.


Hayatta kalma yanlılığı terimi ilk olarak II. Dünya Savaşı uçaklarını incelemesiyle tanınan ünlü bir istatistikçi olan Abraham Wald tarafından yapılmıştır.Evet, A. Wald bir komutan ya da pilot değildi. İstatikçiydi. Wald’ın araştırma grubu, savaş uçaklarının nasıl daha iyi korunabileceğini belirlemeye çalıştığında, grubun ilk yaklaşımı, uçakların hangi bölümlerinin en fazla hasara yol açtığını değerlendirmek oldu. En kötü durumda olan alanları belirledikten sonra, uçakları bu konumlarda daha fazla koruma ile güçlendireceklerdi. Komutanlar da uçakların en çok mermi almış yerlerini zırhlamayı uygun gördü. Ancak Abraham Wald herkesin aksine, en ağır hasara uğrayan uçakların savaştan dönmeyen uçaklar olduğunu belirtti. Aynı uçaklar ayrıca, uçağın hangi bölümlerinin güçlendirilmesi gerektiğine ilişkin en alakalı bilgileri de sağlayacaktı. Yani savaştan dönen uçaklar zaten başarmış dönebilmişti. Esas güçlendirilmesi gereken, dönemeyen uçaklardı!

Bu araştırma grubu bu kritik gerçeği tespit edememiş olsaydı, önerecekleri uçak takviyeleri, araştırma projesiyle ilgili tartışmasız en değerli veri noktalarına sahip olan bir uçak alt kümesini tamamen görmezden gelecekti. Araştırma çalışmasının sonuçları, Abraham Wald ve Columbia’daki araştırma grubunun hayatta kalma yanlılığını nasıl aştığının bir örneğini sağladı ve yüzlerce hayat kurtardı.

Neye inandığımız, ne öğrendiğimize bağlıdır

Ludwig Wittgenstein

Bu mükemmel bakış açısından yola çıkarak, işimizle veya hayatımızla ilgili olsun, başarıya/başarı hikayelerine odaklanmamız nekadar doğru? Başarmış insanların arkasında kalan çoğu başarısız ve yarım kalmış hikayeden ilham almak, bence fark yaratmak bu noktada duruyor. Bu sebeple kısıtlı kaynaklarımızı ve en başında gelen geri dönüşümü olmayan zamanımızı kullanırken çok efektif kullanmalıyız.

“Başarının 10 sırrı, Zengin Olmanın Kısa Yolları, Nasıl Sahil Kasabasında Şirin Bir Cafe Açtım” hikayelerinin kahramanlarındaki şans faktörü, bizde olmayabilir. Planlarınızın uygulanabilir, zamanınızın verimli olmasına dikkat etmekte fayda var.

Sevgiyle ,

MKabasakal


Kaynak: 
https://www.wealest.com/articles/survivorship-bias
https://medium.com/giri%C5%9Fimciye-t%C3%BCyo/ba%C5%9Faran%C4%B1n-b%C3%BCy%C3%BCs%C3%BCne-kap%C4%B1lmak-survivorship-bias-d73335175e3d
Survivorship bias – lessons from World War Two aircraft
Photo by <a href="https://unsplash.com/@jeshoots
Paylaşmak güzeldir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.