İçeriğe geç

Sürdürülebilir Motivasyon İçin Sopa mı? Havuç mu?

Jeremy Bentham’ın toplumları en çok etkileyen eseri “Ahlak ve Yasama İlkeleri” nin başında şöyle yazar;
‘Doğa insanı iki egemen efendinin emrine koşmuştur: Acı ve Haz! Ne yapacağımızı söyleyen ve ne yapmamızı tanımlayan onlardır. Bütün yaptıklarımız, söylediklerimiz ve düşündüklerimiz üzerinde egemenlerdir’
Haz yada olumlu duygular, maddi ödül, sevgi, onay alma, hayranlık ve ümit gibi uyaran olaylardan elde edilir. Bizler sürekli bu deneyimlerin tekrarı peşinde koşarız. Benzer şekilde fiziksel ve ruhsal acılardan da kurtulmanın yollarını ararız.
Başarı, motivasyon ve alışkanlıklarımızın sürdürülebilirliği üzerine bir vakayı aşağıda paylaşıyorum…

ABD de Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC:The Centers of Disease Control and Prevention) yüzlerce lokantayı ziyaret ederek çalışanların hijyen uygulamalarını kaydetmiş ve çalışanların %62 sinin ellerini tam anlamıyla yıkamadığı sonucuna ulaşmıştır. Sadece ABD’de yılda 60 bin kişi dışarıda yemek yedikten sonra gıda temelli sebepten ötürü hastaneye başvurmaktadır.
Bu durum hastanelerdeki hijyen uygulamalarında da çok farklı değildir. Hastanelerdeki sağlık personeline hijyenin öneminin defalarca anlatılması ve hijyen noktalarına bir sürü uyarı levhaları asılmasına rağmen, sokaktaki lokantalardan çok farklı değildir.
Yemek sektörü için %38 olan el hijyeni talimatlarına uyum oranı, sağlık sektörü için %38,7 dir. Neredeyse eşit!
Vaka Çalışması:
2008yılında Newyork eyaletinden bir grup araştırmacı 24 aylık süre ve 50.000 $ lık bütçe ile hastanelerde el temizliğini arttırmak amaçlı bir projeye girişmiştir. ABD nin kuzeydoğusundaki bir sağlık kuruluşunun yoğun bakım ünitesi pilot olarak seçilmiştir.
Ünitenin her bölümünde el dezenfektanları ve bolca kullanım talimatları bulunmasına rağmen hijyen kurallarına uyma oranı çok düşüktü.
Araştırmacı ekip, 21 adet güvenlik kamerasını el dezenfektanları ve lavaboları gözleyecek şekilde yerleştirdi. Görüntüler internet aracılığı ile 7/24 bir ekip tarafından izlenecek ve 20 denetçi temizlik performanslarını ölçümleyecekti. Hastane personeline de izlendikleri bildirildi. Fakat sonuç şaşırtıcıydı. Takip edildiklerini bilmelerine rağmen sadece on personelden biri talimatlara uyum sağladı.
Proje ekibi farklı bir yöntem denemeye karar verdi;
Her bir hijyen ünitesine, yaptıkları hakkında sağlık personeline anlık geribildirim veren birer dijital levha yerleştirildi. Bir personel elini yıkadığında tabeladaki skor +1 artıyordu ve ‘Harika bir iş Yaptın!’ yazısı çıkıyordu. Bu rakamlar mevcut vardiyanın nekadar iyi gittiğini gösteriyordu. Ellerini yıkayan personelin haftalık yüzdesini puanlıyordu. Bu da vardiyalar arasında sosyal bir rekabeti tetikliyordu. Bu uygulama sonucunda hijyen talimatlarına uyma oranı %90 a çıktı!

Peki bu yöntemin gücü neydi? Sağlık personelini bulaşıcı hastalıklarla tehdit etmek( SOPA) yerine, dijital levhalar ile hızlı verilen pozitif geribildirim sağladığı hazdı(HAVUÇ).
Pozitif geribildirim sayesinde personelin bu davranışı belli bir süre sonra alışkanlığa dönüşmüştü. Anında pozitif geribildirim bir süre sonra devreden çıksa bile, kişinin eylemi davranış repertuarlarına yerleştiği gözlenmiştir.

Amaç davranışı tetiklemekse; Anlık ödüller, geleceğe dönük cezalardan daha etkilidir.

Flaneur

Paylaşmak güzeldir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.